
Başkanın Mesajı
Değerli Hissedarlarımız, İş Ortaklarımız ve Çalışma Arkadaşlarımız,
Global olarak bakıldığında ekonomi ve iş dünyası açısından oldukça zor bir yılı geride bırakarak umut ve beklentilerle yeni bir yıla başlamış bulunuyoruz. Geçtiğimiz döneme damgasını vuran ülkemizdeki hain terör olayları, darbe girişimi, ardından süre gelen operasyonlar ve politik olarak komşu ülkelerdeki gelişmeler gibi birçok olumsuzluk bütün kurumların işleyişine sekte vurdu. Türk Milleti olarak bütün bunların etkilerini yoğun bir şekilde yaşamaktayız.
Tüm bunların yanı sıra dünyaya bakıldığında, ABD Başkanlık seçimi, FED’in faiz politikası ve Avrupa’daki seçimlerin de küresel ekonomiyi çalkaladığını söyleyebiliriz. Özellikle ABD deki yeni yönetimin planları ve bunların diğer ülkelere etkilerini bugünden tahmin etmek kolay değil. Bir yandan da FED’in faiz artırımına kesin gözüyle bakılabilir. Amerika’daki siyasi ve ekonomik gelişmeler doğrultusunda Doların hangi yönde seyredeceğini tahmin etmek her zamankinden daha karmaşık hale gelmiştir ve bu belirsizliğin de bizim gibi ülkeler için negatif etkiler yaratması beklenebilmektedir.
Önümüzdeki dönem gündemi en fazla meşgul edecek konular NATO – AB – ABD – Türkiye ilişkileri ekseninde gelişecek görünüyor. Çin ise değersizleşen para birimi ve düşmeye devam eden büyüme oranıyla geçen yıl olduğu gibi yine gündemde yer alan konular içinde konuşulacaktır. Ortadoğu’daki karışık jeo-politik dengeler ve Kore yarımadasında gittikçe artan tansiyon da 2017 boyunca izlenmesi gereken diğer önemli haber başlıkları olacaktır.
Ülkemize bakıldığında, 2016 sonunda her ne kadar bütçe açığı hedefe yakın çıkmış olsa da harcamalar ve gelirler için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Hem ithalat, hem ihracat hem de dış ticaret açığı önceki yıla göre gerileme gösterdi. Enflasyon oranı ise yüzde 8,5 olarak sonuçlanmış ve yine beklentilerin üzerinde gerçekleşmiştir. Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu şartlar ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar döviz piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Merkez Bankasının yılın ilk aylarında başlattığı “geçici sıkılaştırma” politikası dövizdeki yükselişe şimdilik engel olmuş durumda olsa da sonraki aylarda tekrar yükselme ihtimali görülüyor. Finansı güçlü şirketler bu dönemde avantajlı durumda görünseler de bunun sürdürülebilir olması önemli çünkü değişen ekonomiyle birlikte şirketler her an sarsılabilir durumdadırlar.